Subscribe to RSS feed

2 Ocak 2018 Salı

Yeni Yılll Güzelliklerii

Aralık ayı hayatımın en zor,en üzücü,en kaygılı ayıydı desem sanırım ömrümün diğer aylarına haksızlık etmiş olmam.Yıllar önce bir sıkıntı yaşamıştım öyle kaygı duymuştum ki ölüp ölüp dirilmiştim adeta. İşte bu konu da rahatlıkla kapışır o kaygıyla.
Ne yediğim yemeği,ne konuştuğum kelimeyi ve aldığım nefesi bilmedim diyeyim gerisini siz tahmin edin.Sonuçlarını ya cuma günü alacaktı ya pazartesi.Cuma öğleden sonrasını sabırsızlıkla bekledim.Dayanamadım bir mesaj attım. "aldın mı sonuçlarını,ne oldu,ne çıktı."
Gelen mesajı defalarca okudum. " Temiz çıktı" yazıyordu. Nasıl bir hafifliktir o anlatılamaz. 
Başımın üstünden bir koca öküz kalktı sanki.Sırtımdan develer indi. Kalbimin üstünden ömrümün tüm üzüntüleri gitti. Fazla olan tüm kilolarımı verdim sanki. Öyle bir hafiflik.Öyle bir rahatlık.Öyle bir güzellik. Tüm bunları yaşarken ve hissederken bir mesaj daha gönderdim.İçimdeki şüphe tamamen silinsin diye. Mr sonucunu bana gönderir misin,bi de ben bakayım.
Geldi,gördüm.Temizdi.Şükrüme şükür eklendi.
----
Yeni yılı Mervenin arkadaşlarıyla birlikte kutlayacaktık. Mehmet,Gurbet,Suat...Bize geleceklerdi.Merve çok hazırlık yaptı.Parti havasında her anını dolu dolu geçirebilecekleri harika şeyler hazırladı. Bir sürü konsept çekim yapabilecekleri materyaller,objeler,slaytlar vs vs vs.Günlerce uğraştı. Annem yemekler yaptı.Ben küçük birer hediye hazırladım her birine. Şans getirsin diye bileklikler aldım hepsine.Erkeklerinki özgürlük simgeli kızlarınki en sevdikleri renkler mavi ve pembeli.
Ama ne var ki öyle cansız,öyle keyifsizdim ki o gece nasıl ruh gibi halimden arınıp eğlenebilirim, biraz olsun derdimi yansıtmadan kimsenin moralini bozmadan geçirebilirim düşündüm durdum.
Çok şükür ki , güzel haberi aldım ve gerçekten güzel bir geceye hazırlık yapmaya başladım. Pazar günü kuaföre gittim saçlarımın ucundan kestirip şekil verdirdim. Baksanız yine up uzun ve dümdüz ama ben kendimi tatmin ettim :) Önceki gece de koyu kahve olan saçlarımın siyah boyalı olmasının şansıyla sadece diplerini bir damlacık boyadım oldu yine kömür karası :)
Pazar akşamı misafirlerimiz geldiler. Doğan da bize katıldı.Çok çekingen olduğunu bildiğinden Mervenin arkadaşı Mehmet gidip Doğanı odasından aldı,sen de bize katıl istiyorum dedi Doğan sevindi,nasıl gelmesin ki. biraz aileyle biraz biz bize biraz onlar kafa kafaya çok güzel bir gece geçirdik. Sabah bana iş vardı ama Sabah 6 ya kadar misafirlerimizle birlikte güldük konuştuk oynadık eğlendik. Oynadık dediğime bakmayın,müzik bana alerji yapar :) Parmağımın ucunu kıpırdatana ikramiye verecekler neredeyse :)
Ben izledim onlar coştu.Onlar eğlendi,ben eğlendim.6.30 da misafirler gitti ben yatağa girdim.Sabah 9 da mesaiye başladım. İş olmadı ama ben "çalıştım". Patronum sağolsun. Öyle olmasını arzu etti,"saygı duydum".
Dün yorgunluktan her yerim ağrıyordu ama bugün dinlendim.Yani demem o ki; Allah bir sıkıntı veriyor evet çok fazla üzülüyorsunuz elinizde olmuyor çünkü sevdiklerinizin rahatsızlıkları ve sorunları kendinizinkilerden bin kat daha önemli oluyor ve ruhunuza mıh gibi çakılıyor. Ben beyin ameliyatına hazırlandığım o dönemde böyle yıpranmamıştım mesela. Bu çok başka. İnsanın sevdikleriyle sınanması Allah kimseye yaşatmasın denecek zorluklardan aslında.
Dilerim yaşamamışsınızdır,dilerim sevdiklerinizin yokluğunu hayal etmek ve buna alışmak zorunda kalmamışsınızdır.
Öyle işte,ne zorluk gelirse ardından hediyesi de hazırlanıyor aslında. Bulup açmak,tadına varmak mesele.Vardım ben. Son derece keyifle hem de.
Yıl başından 2 gece önce sürpriz bir şekilde patronumla ve çok daha büyük sürprizle firma ortağı ve diğer çalışma arkadaşlarımla bir araya geldik. 3 erkek bir kadın oldukça zor bir toplantı,sohbet ortamı olsa da son derece keyifliydi.Çok güzel anılar biriktirdik.
Ve hemen ertesinde...Cumartesi sabahı bir şey oldu ki onu sonra anlatacağım. Önce Nihayete erdireyim sonra ballandıracağımmm :) 
Umarım yeni yıl size de ferahlıkla,güzelliklerle,iyiliklerle,şifa ile gelmiştir. Yok öyle değilse bile merak etmeyin 2017 de bana bu kadar güzel gelmemişti.Ama sonu harika bitti.

Yeni yilin ilk yazisi

Yeni yilinizi kutlayamadim biliyorum ama bi dinlenip geliyoruum. Anlatacaklarimm vaarr...

21 Aralık 2017 Perşembe

Zaman... Zaman zaman...



Oyle bi ağlamak ki;ölse daha iyi. Tüm dünyanın yağmurlari, üzerine yağıyor sanki.

18 Aralık 2017 Pazartesi

Gülümse

Şuan bu sayfada olan herkese mutlu haftalar olsun. Mutlu olamıyorsa umutlu,keyifli,sakin,huzurlu ama en önemlisi sağlıklı haftalar olsun.
Bunun için elinizden geleni ardınıza koymayacağınız bir gün yaşamanız lazım tabi.Armut piş ağzıma düş nereye kadar dimi?
Hadi gülümseyerek başlayalım bugünün ve geri kalan ömrümüzün sendromlarını kırmaya.
Hadi deneyelim bir kere daha  ! :)

13 Aralık 2017 Çarşamba

İyilik Bulaştırın

O zaaammannn tap taze bir yazıyla başlayalım....Siz çoktan güne aymış olabilirsiniz ammaa ben yeni başlıyorum şu sıralarda.
Bu günlerde yaptığım yegane şey kitap okumak. Evet o hep yaptığım şey ama şu sıralar soluksuz okuyorum diyebilirim. Göz tansiyonuma rağmen hem de.Kendime eziyet etmeyi seven biri değilim ama bu ara biraz zihnmi meşgul etmeye ihtiyacım var. İçimde var olan enerjiyi tutmaya,lazım olana aktarmaya,iyilik,güzellik,pozitiflik bulaştırmaya çalışırken,kendi ruhumu da tek parça halinde tutabilmem lazım.

Zor vakitler.Ardı ardına gelen sıkıntılı haberler. Ama benim içim bahar-bahçe.Her şey güzel olacak eminim. Bu bilgeliğimi başkalarına pay etmek için de enerjimi kalp kapakçıklarım arasına,beyin duvarlarıma falan sıkıştırmam,muhafaza etmem lazım. Bu sebeple okuyorum,okuyorum,okuyorum.
Tavsiye ediyorum;okumak iyileştiriyor.Şuan her ne haldeyseniz,en yakınınızdan bir kitap alın ve başlayın okumaya. Elinizin altında yok ise gidin bir kitapçıya,indirimden,incecik bir kitap alın,kapağını sevin,arka yazı sizi cezbetsin.Başlayın okumaya. Dünyadan birazcık uzaklaşmak iyi geliyor sonuçta.Döndüğünüzde enerjinizi toplamış,farklı bakış açılarıyla bakmaya başlamış oluyorsunuz.
Tabi herkesin kendini toplama,etrafına iyi yansıma şekilleri değişebilir. Siz size neyin iyi geldiğini biliyorsanız onu uygulayın.Yani demem o ki,kendinize iyi gelecek birşeyler yapın.İllaki yapın. İyileşmenin tadını alın.Hep iyi kalın.

5 Aralık 2017 Salı

Yoğun Hisler

dün sabah 9 da evden çıktık. 12 de babam kolonoskopideydi. saat 14 e doğru ameliyata alındı.lazerle yapılacak olan işlem bir şeylerin ters gitmesinden dolayı normal ameliyata dönmüş. Doktorumuz istersek eve dönebileceğimizi ama kalmamızın babam için yararlı olacağını söyledi.Elbette kalacaktık,kaldık. Kızkardeşim de yanımızdaydı. Onunla birlikte hemennn koşarak eve geldim.Yine hiç soluklanmadan almam gereken biri kaç parça eşyayı sırtlanıp annemin yanına,hastaneye geri döndüm.Tekli koltukta 2 kişi uyumakla sabahlamak arası bir yolculuktu bizimkisi.
Babam uyanır da tek başına tuvalete gitmek isterse hemen annemi dürtmem gerekiyor sorumluluğuyla gece 02 yi geçe dalmışım uykuya.sıklıkla gözlerimi fal taşı gibi açıp tavana gözlerimi dikip dakikalarca koridordaki ışığı izledim.Ayak ucumda oturarak uyuyan annem,hafif kıpırdanırken gözlerimi yumup uyur numarası yaptım ki kaygımı fark etmesin.06:50 de de tamamen kalkıp oturdum bir köşeye.Çok uzun zaman var ki gecenin karanlığında güne başlamamıştım valla. Gözlerimin açık olduğu tüm dakikalar,saatler boyunca,o hastane odasında içimden şu cümleyi sayıkladım; Allahım,babama ve tüm sevdiklerime şifa ver. nolur şifa ver. Şifanı esirgeme onlardan lütfen...Yalvarırım babamla beraber şifa bekleyen herkese ve benim sevdiğim,onlarsız yapamayacağım herkese şifa ver diye diye sabahladım.
Babam iyi çok şükür. bugün öğlen 12 gibi taburcu olduk.Tam taburcu işlemlerimiz yapıldığı sırada ben de hastanelik oluyordum az daha. İlacımı evde unutmuşum,hemşirelerde o ilaç yokmuş.Annecim koşa koşa eczaneye gidip gelmese idi biraz da benim için hastanede kalmamı gerekebilirdi.Traji komik bir durumun köşesinden döndük yani.

Babam iyi. Evde dinleniyor,çok iyi bir operasyondan çıktı. doktoru,hastaneyi,canı hiç yanmadan geçen bu süreci çok sevdi. Bin şükür ki Allah beni mahçup etmedi. Referans olup,övüp övüp yerlere göklere sığdıramadığım doktorumdan memnun kalmasaydık,vicdanımı nasıl rahatlatırdım bilemiyorum doğrusu.
Vicdanım rahat ama aklım kalbim bir başka konuda bir başka insanda takılı şu sıra. diyorum ya herkes iyi olsun,herkes huzurlu olsun zira ben ilmek ilmek ördüğüm huzur ve sağlık dolu dünyamda rahat olamıyorum. Nefes alamayacak kadar daralıyor,kuş olup uçmak,parmak uçlarıma bahşedilecek sihirle şifa dağıtmak istiyorum.
Cürmü kadar yere sahip bir kul olarak hiç bir halt edemeyerek kendimi zamana teslim ediyor,sadece dua edebiliyorum.Velhasılı kelam; herkes,tüm sevdiklerim iyi olsun,keyifli olsun,sağlıklı olsun diliyorum. Tanımadığım için sevemediğim yer yüzündeki milyarlarca insan için de aynı temennilerimi evrene yolluyorum elbette.
Hadi iyilik bulaştıralım bu gece. İyi düşünelim,güzel yarınlara uyanalım inşallah.
----------
Anlatacaklarım bitmez benim. 24 saatlik hastane odasından günlerce uyduracak cümle hapsettim zihnime.En iyisi ben susayım da şimdi,yerli yersiz damlamasınlar kaleme. Sevgiler efeniimmm...Huzurlu vakitlerr.


28 Kasım 2017 Salı

Şifaya Giden Yol


Bir kitap okuyorum; unutma dersleri isimli. Nermin Yıldırım'ın bir kitabı. beklentimin epeyce üstünde bir kitap. Zihinde istenmeyen anıları vs silen bir merkezden bahsediyor kısaca. 
Daha çok başlarındayım zaten ama pek güzel gidiyor.
Keşke benim de bugünümü zihnimden silecek bir sistem olabilseydi.
Yani demem o ki,pazartesi sabah babam bir ameliyata girecek. Biraz önem arzediyor,yaş ve hastalıkları bakımından riskli görünüyor. Aklınıza geldiğinde dualarınıza eklerseniz seviniriz efenim.
Her ne gelirse Allah'tan elbette ama keşke üst üste gelmese Ama biz şifa bulmanın peşindeyiz,şuan tek yapabildiğim herkesin asılan yüzünü güldürmek,hep yaptığım gibi varolan durumu ve ciddiyeti hafife alıp amannnn ne varki bunda hadi toparlanın diyebilmek.


Bugün şunu anladım ki; insanın kendine gelen hiiç bir şeyin ama hiç bir şeyin önemi yok. Sevdiklerinizin canı yandığında,onlar o hastane odalarına girip çıktıkça canınız öyle yanıyor ki,anlatmak imkansız. Canı yanan ağlar ya hani,gülmek zorundasınız.
Dua etmek ve gülmek... Şifa bekleyen herkese ve tüm sevdiklerime. Allah'ım varlıklarındna mutlu olduklarımın yokluklarını gösterme.

22 Kasım 2017 Çarşamba

İyi ki Doğdum

Hani yeni yıl heyecanı firmalarda hep çok önceden başlar ya. Genellikle son bir ay boyunca nereye gitseniz ışıl ışıldır,kampanyalar başlamıştır,tv de yılbaşına özel hediyeliklerin reklamları dönmektedir.
Yani son bir ay yeni yıl coşkusuyla geçer.Hissedebilene,kalbinde o heyecana yer açabilene.
Bende de öyle olduç 2 Aralık doğum günüm. Ve bir de 26 aralıkta yeniden doğduğumu kabul ediyorum biliyorsunuz.
Ama 2 hafta önce 2 arkadaşımın doğum günümü kutlaması ve hediyelerini erkenden iletmeleri,pastadaki mumu 3 hafta önceden üfletmeleri ve bundan duyduğum heyecan ve mutlulukla 1 kare fotoğrafı sosyal medyaya sızdırmam sonucu,benim doğum günü heyecanım başladı. O gece gelen mesajlar, sabah erkenden yaa kusura bakma nasıl da unuttum diye uykumdna uyandırılmalar.
Açıklama yapmaktan yorulmalarım,her çalan telefona,gelen mesaja gülümseyerek cevaplamalarım.
Çok mutlu oluşlarım bir o kadar da bu yanlışı düzeltmeye çalışmalarım.
sonrasında kardeşlerimin de erkenden kutlamak istemeleri,dayanamadık napalımmm nasıl da girdin sen doğum günü havasına demeleri.Yani demem o ki,ben her günümü doğum günü havasına çevirdim bu ara. Daha çok var ama her gün ama her gün yeniden hatırlatılması,yeni yaşın bu denli coşkuyla kutlanması,sevildiğimin bu derce hissettirilmesi.Yaşın 33 oluşu ne önemsiz.Her anımda sevdiklerimin varlığının şükrü ile ne hissiyatlı günler geçiriyorum bunca cümleye rağmen aslında hiç bir şey anlatamıyorum.:)
Velhasıl kelam,bu yıl erkenden doğdum ama hiç bu doğum hikayesini bitirmeye niyetim yok. Her günümü özel kılan insanlar ömrümce hayatımda olsunlar lütfen Allah'ım. Ben onlarla bu yaşamı tatlandırdım. Varlığımdan duydukları sevinçle günlerimi en canlı renklere boyayıp rengarenk bir kış hediye ettiler bana. Çok şanslı olduğumu hep bilirdim ama bir kez daha bir kez daha idrakine varabildim bu sayede.
Ezcümle; iyi ki doğdum bee ! :) 

28 Ekim 2017 Cumartesi

Nasıl Anlatmalı Bu Halleri

Tam olarak bu haldeyim.Ojemin, bardağımın ve saçımın rengi farklı.Yorgunluk aynı.
Aa bir de bilgisayarımın bana özel kapak kaplaması :)
Yani diyeceğim o ki.Günlerdir,haftalardır işle ilgili bir sistemsel düzenleme içinde olduğumuzdan ve maalesefki firmanın en eski elemanı ben olduğumdan yani en çok bana ait müşteri portvöyü bulunduğundan canım çıkmış durumda. Dün öğleden sonra evden çıkıp telefonlarımı unuttuğum için yana yakıla geri döndüm 1 saat sonra. Telaşımı tahmin edemezsiniz.Neyseki arayan soran olmamış o zaman diliminde.
Gece eve geri geldiğimde saat 22:40 idi. Üstümden çantamı bile çıkarmadan telefona sarılıp Jülideyi aradım.
Hadi anlatsana bana şu sistemdeki olayı diye başladım derdimi ona aktarmaya.
Sağolsun,varolsun,yarı yanım benim şu şirkette.En kolay haliyle yapabilmem için yollar gösterdi. Başladım tüm bitirdiğim işleri ennnn başından kontrol etmeye. Neden mi? nedeni benim aptallıım efenim. Neyse boşverin.
Patronum fark etmeden eksik olan şeyleri düzenleyip yerli yerine oturttum dataları.Gözüm açık rüya görmeye başladığımda ve elimi yüzümü yıkayayım diye banyoya gittiğimde sabunu tutamayıp ellerimin arasından kaydırdığımda anladım ki biraz dinlenmem lazım.Saat 04 küsurdu.Sabah 9 da mobilden sistemimi açıp biraz daha yatayıp ortam sakinken dedim ama kargo telefonuyla uyandım. Elektrikler yok,asansör çalışmıyor,kapıyı da açamıyorum gelip kargonuzu alın dedi eleman. 10 kat aşağıya ayaklara kuvvet başladım yürümeye. 4-5 kat kadar indim,bekliyorsun değil mi geliyorum,gitme dedim. Gelmeyin ben bina görevlisine bıraktım o size verir dedi. Sevineyim mi üzüleyim mi bilemedim. Döndüm tabi tekrar uyumak istedim biraz daha ama aklımda yapılacak onca şey varken ne mümkün.Geçtim yine bilgisayar başına. Hem söyleniyorum patronuma hem düzeltiyorum bir şeyleri.Haberi yok tabi. Olsa bu kadar üzmezdi sanırım beni.
An itibariyle bitti herşey bence. ama biliyorum ki son dakika gölü atacak yine. Daha kaç gece sabahlayacağız böyle bilmiyorum. Sırtım tutulu,eller,ayaklar fena.
İşimi seviyor oluşum tüm bu sıkıntıların üstünü örtüyor.yine de rahat çalışmak,huzur ve dinginlikle işleri halletmek hepimizin ortak tercihiği olmalı. Zira yıpratıcı oluyor bir süre sonra.
Neyse...Nokta...

2 Ekim 2017 Pazartesi

Hediye












Ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Yazayım ve unutayım. Öyle bir gündü yani.
Duyduklarımı unutmam epey zaman alacak olsa da kendime gelmem gerektiği bilinciyle toparladım kendimi.

Öyle ki tansiyonum 10-5,şekerim 150 ile çıktım evden. Acıbadem'e vardığımda 2 saat kadar geçmişti herşeyin üzerinden.Karşısına geçmeden önce anlatacağım bir konudan haberdar olduğu için son derce keyifle ve gülen gözlerle bana baktı. Ama gördüğü manzara karşısında sana ne oldu bile demekte zorlandı.
Bunları sana getirdim dedi ve uzattı. Henüz durmuş gözyaşlarım bu sefer mutluluktan akıp boynuna sarılmak istedim.Yapamadım tabi.Teşekkür etmekle yetindim. Kalpten,gerçekten.Ondan ilk defa hediye alıyor olmam bir yana,böyle bir günde tamamen habersizken hissetmiş olması,çok manidar ve özeldi.Bir hediye daha vardı yanında. biliyorum sende var kitabım,ama neden bilmiyorum sana hediye etmek istedim dedi.Sen de birine hediye edersin belki,an bu da senin dedi.
Ne hissettiğimi anlatmam mümkün değil.
Şöyle söyleyeyim;
bir süre önce kendimi öyle yalnız hissediyordum ve destek olunması gereken bir zaman dilimi geçiriyordum ki,ben sana bakarım,yemekte yaparım,sofra da kurarım diyen arkadaşımın boynuna sarılıp ağlamak istemiştim mutluluktan. Tabi ki yapamamıştım onu da. Teşekkür edebilmiştim sadece.
diyeceğim o ki,çok hediye verir,çok da alırım şükür. Ama bu iki kalp,iki beni hisseden,anlayan,gerçekten mutlu etmek için yapılan eylem ve verilen hediye çok ayrı önemliydi bence.
böyle güzel insanların varlığına minettarım ömrümce.
Kendim her zaman kendime yeterim ama gözyaşlarımdan açılan o koca boşlukta beni düşünen birilerinin olduğunu bilmek muazzam.